0

İbrahim Suresi 40. Ayette geçen dilimizden düşürmememiz gereken bir dua

-

İmam İskender Ali Mihr Meali: Rabbim, beni ve zürriyetimi namazı ikame edenlerden kıl. Rabbimiz, duamı kabul buyur.

Ali Bulaç  Meali: “Rabbim, beni namazı(nda) sürekli kıl, soyumdan olanları da. Rabbimiz, duamı kabul buyur.”

Elmalılı Hamdi Yazır Meali: Rabbım! Beni namaza müdavim kıl, zürriyyetimden de, yarabbenâ! hem duâmı kabul buyur

 

رَبِّ اجْعَلْنِي مُقِيمَ الصَّلاَةِ وَمِن ذُرِّيَّتِي رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاء

Rabbic’alnî mukîmas salâti ve min zurriyyetî rabbenâ ve tekabbel duâ(duâi).

Bu Ayet-i Kerimedeki duayı açmamız için bizi yönlendiren Serkan kardeşimizden Allah razı olsun.

0

İşlerimin yolunda gitmesi için

-

Ticaretle uğraşıyorum işlerimin yolunda gitmesi için. ALLAHIMIN bana hidayet vermesi için doğru yoldan sapmamak için harama sapmamak için…çocuklarımın dini bütün hayırlı evlat olması için dua istiyorum.

Raziye oğlu Hakan Selim

0

Rabbimiz! Kalblerimizi ve bütün kullarının kalblerini imana, İslâm’a ve Kur’ân yolunda hizmete tevcih buyur

-

Rabbimiz! Dualarımızı kabul buyur.. âcizliğimize, zayıflığımıza, düşmüşlüğümüze ve muhtaç oluşumuza merhametinle mukabelede bulun.. (aşılmaz gibi görünen) zorlukları bizim için kolaylaştır.. gaye-i hayallerimize hakikat urbası giydir ve bizi dünyada ve âhirette utanılacak durumlara düşmekten muhafaza eyle!

Rabbimiz! Kalblerimizi ve bütün kullarının kalblerini imana, İslâm’a ve Kur’ân yolunda hizmete tevcih buyur.. sineleri bize karşı düşmanlıkla köpürüp duranlara karşı yardımcımız ol ve bizi sevip hoşnut olduğun amelleri işlemeye muvaffak kıl… Bütün bunları Senden, yine Senin güzel isimlerinin hakkı için ve Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa hürmetine dileniyoruz Rabbimiz!

 

اَللّٰهُمَّ هٰذَا الدُّعَاءُ دُعَاءُ قُلُوبٍ مُنْكَسِرَةٍ، وَمِنْكَ الْإِجَابَةُ ۝ يَا مَنْ يُجِيبُ الْمُضْطَرَّ إِذَا دَعَاهُ، دَعَوْنَاكَ مَعَ التَّقْصِيرِ وَالْغَفْلَةِ، فَاسْتَجِبْ لَنَا كَمَا وَعَدْتَنَا، وَلَا تَحْرِمْنَاحِرْمَانَ الضَّالِّينَ وَالْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ، فَإِنَّكَ مَوْلَانَا، نَرْجُو تَوَجُّهَكَ، وَنَطْمَعُ فِي كَرَمِكَ، يَا بَاسِطَ الْيَدَيْنِ بِالرَّحْمَةِ، وَيَا وَاسِعَ الْمَغْفِرَةِ

0

Ey ilmine ve rahmetine hudut olmayan Yüce Rabbimiz!

-

Ey ilmine ve rahmetine hudut olmayan Yüce Rabbimiz! İlminin ve rahmetinin vüs’ati ölçüsünde bize de şefkat ve merhametinle muâmelede bulun.. bize rızık olarak bahşettiğin nimetleri hakkımızda bereketli eyle.. bizi Sen’den başka herkes ve her şeyden müstağni kıl –kıl ki Sen’den başka hiçbir şeye muhtaç olmayalım- .. bize engin lütuflarınla lütufta bulun ve (elbiselerin en güzeli olan) takva elbisesini giydir.. bizi zühdle, dünyevî hazları terkedip cismanî meyillere karşı koymakla ve verâ ile, bütün şüpheli hususlara karşı kapanmakla zinetlendir.. bizi her hâl ve davranışımızda (gıll u gıştan uzak) dupduru ve Sana karşı ubudiyetimizde kemâl noktasını ihraz edebilmiş kullarından eyle.

Rabbimiz, Senden muhlis (ihlasa ermiş) ve muhlas (ihlasa erdirilmiş) kullarını te’yîd buyurduğun gibi, biz (aciz ve muhtaç) kullarını da, yapıp ortaya koymaya çalıştığımız amellerimizde ihlâslı kılarak te’yîd buyurmanı diliyoruz.

اَللّٰهُمَّ إِنَّا قَدْ عَجَزْنَا عَنْ إِدَارَةِ أَنْفُسِنَا، فَارْزُقْنَا عَزْمًا كَامِلاً مِنْ لَدُنْكَ، وَقُوَّةً مِنْ كَنْزِ «لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللّٰهِ»، وَطَهِّرْنَا مِنْ أَدْنَاسِ أَنْفُسِنَا، وَاعْصِمْنَا مِنْ مَوَارِدِ الشَّقَاءِ، وَلَا تَكِلْنَا إِلَى أَنْفُسِنَا وَإِلَى شَيَاطِينِ الْإِنْسِ وَالْجِنِّ، وَأَغْنِنَا بِحَوْلِكَ وَصِيَانَتِكَ عَمَّنْ سِوَاكَ،وَلَا تَحْرِمْنَا مِنْ رَحْمَتِكَ بِسَبَبِ سُوءِ أَعْمَالِنَا وَكَثْرَةِ سُؤَالِنَا لَكَ

0

Duama icabet buyur ey Rahîm ü Rahmân! İcabet buyur ve beni beşerî kirlerden, cismanî lekelerden, ötede utandıracak hâllerden temizle..

-

Ey her varlığa ihsan deryasından nimetler yağdıran ve ikramı her ikram sahibinden sonsuz derece üstün olan.. ey herkesi ve her şeyi merhametle kuşatan ve kerem ü lutfundan günahkarları dahî mahrum bırakmayan Rabbim! Benim istediklerimi de ver, cömertlik ve merhametinle beni de sevindir; ikram ve rahmet yağmurların neticesinde benim emelimi de gerçekleştir. Şu âciz bendeni eli boş, ümidi kırık, zavallı ve perişan bırakma. Sadece korktuğum tehlikelerden değil, hiç sezemediğim, tahmin bile edemediğim ve dolayısıyla da endişe duymadığım musibetlerden de beni emin eyle. Evet, itiraf ediyorum Rabbim; Sen bana hep güzellikleri emir buyurdun ama ben pek çok defa isyan ettim.. Sen bana kötülükleri yasakladın ve onlardan kaçınmam hususunda beni uyardın, heyhat ki ben masiyetten uzak durma mevzuunda da istikamet üzere olamadım. İşte şimdi, perçemim ellerindedir, huzurunda boynum kıldan incedir, bütün sırlarım nezd-i ilahinde bir bir bilinmektedir; ne ki, ümidim sadece Sendedir. Şayet beni azapla cezalandırırsan, Sana kim itiraz edebilir, zira bu kul Senindir; fakat eğer bendeni bağışlarsan, bu Sana daha çok yakışır, çünkü mağfiret etmek Senin şe’nindir. Hâlim Sana ayan, söylediklerim bildiklerinin bir kısmını beyan. Beklentim ise maddî-manevî dertlerime derman.

Duama icabet buyur ey Rahîm ü Rahmân! İcabet buyur ve beni beşerî kirlerden, cismanî lekelerden, ötede utandıracak hâllerden temizle.. iç ve dış duyu organlarımı, bütün melekelerimi ve latifelerimi Zatının nurlarıyla münevver eyle.

اَللّٰهُمَّ إِنَّا مُذْنِبُونَ قَدْ أَحَاطَتْ بِنَا خَطِيئَاتُنَا، وَأَنْتَ الْحَلِيمُ الرَّحِيمُ بِنَا، عَجَزْنَا عَنْ سِيَاسَةِ أَنْفُسِنَا لاَسِيَّمَا عَبْدُكَ الْفَقِيرُ الْحَقِيرُ -وَكَمَا قَالَ سَيِّدُنَا الشَّيْخُ عَبْدُ الْقَادِرِ (قُدِّسَ سِرُّهُ)- قَدْ ضَاقَتْ عَلَيْهِ الْأَسْبَابُ، وَغُلِّقَتْ دُونَهُ الْأَبْوَابُ، وَأَنْتَ الْمَلْجَأُ وَالْمَأٰبُ، ذَنْبُهُ ذَنْبٌ عَظِيمٌ وَأَنْتَ الْبَرُّ الرَّحِيمُ،سَائِلٌ بِبَابِكَ، أَسِيرٌ بَيْنَ يَدَيْكَ، مُفْلِسٌ بَيْنَ عِبَادِكَ، يَطْلُبُ مِنْكَ الْإِحْسَانَ، يَا حَلِيمُ يَا رَحِيمُ يَا كَرِيمُ، اِرْحَمْنِي بِرَحْمَانِيَّتِكَ، وَلاَ تُخْزِنِي فِي الدُّنْيَا وَالْأٰخِرَةِ، أَنْتَ الَّذِى أَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَقَلَّ عَلَى نِعْمَتِكَ شُكْرِي، وَابْتَلَيْتَنِي بِبَلِيَّةٍ وَلَمْ أَصْبِرْ عَلَى بَلاَئِكَ، وَمَعَ هٰذَا فَلَمْ تُخْزِنِي، وَرَأَيْتَنِي عَلَى الْخَطَايَا وَلَمْ تَفْضَحْنِي، فَأَصْلِحْ حَالِى، وَنَوِّرْ قَلْبِي، وَاجْعَلْنِي مِنْ عِبَادِكَ الْمُخْلِصِينَ وَالْمُحِبِّينَ الْمَحْبُوبِينَ، وَالرَّاضِينَ الْمَرْضِيِّينَ