0

Dua da fıtrî bir ibadettir

-
dua

dua

İnsanların başlarına gelen sıkıntılarda, şükür gerektiren durumlarda en fıtri özelliklerinden birisidir dua.

Dua, elleri Yaradan’a açarak ondan imdat dileme, bağışlanma ve af isteği, acziyetini iliklerine kadar hissedip, kendi benliğini sıfırlayarak Allah’ın merhamet ve rahmet kanatlarının altına sığınmadır aynı zamanda. Peygamberler de hayatlarının her devresinde dua olgusunu hayatlarına hâkim kılmışlardır.

Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ali Yılmaz, Kur’an’daki Peygamber Dualarının Psiko-Sosyal Analizi konulu çalışmasında duanın ne kadar fıtri bir ibadet olduğunu gözler önüne seriyor. Peygamberlerin kendilerini güven içinde hissettikleri ve başlarına gelen sıkıntı ve zorluk anlarında duaya sığındıklarını vurgulayan Yılmaz, “Hayat hakkı tanınmayacak derecede toplumsal şiddete maruz kalan peygamberler gibi Musa peygamber de, ‘Ya Rabbi, bana indireceğin şeye muhtacım.’ diyerek Allah’ın kendisine bir çıkış yolu göstermesini dilemiştir.” diyor. Peygamber de olsa, gelecekte nelerle karşılaşacağının, nelerin hayır ve nelerin şer getireceğinin insanlara kapalı olduğunu söyleyen Yılmaz, “İnsan bazen, birtakım şeyleri kendi namına isterken, -Kur’an’ın ifadesiyle- farkına varmadan kötülüğü kendine çağırır. Bu, acelecilikten ve cehaletten kaynaklanır. Psikolojik bir zafiyet olan bu durum, çoğu zaman hataları peş peşe getirir. Bunun şuurunda olan peygamberler, kendileri için hayırlı olan şeyleri temenni ederek aceleci davranmaz, vuku bulan şeyleri de hayır addederler.” ifadelerini kullanıyor.

Yakup aleyhisselamın dualarında, bir babanın başına gelebilecek en büyük bela ve musibetler karşısında Allah’a tam bir tevekkül ile bağlılığın ve sabrın en üst seviyesi vardır. Bu olayda en zor şartlarda bile ümitvâr olmanın görüldüğünü dile getiren Yılmaz, böyle anlarda susup halinden insanlara bahsetmemenin sabrın en güzeli, durumunu sadece Allah’a arz etmenin ise sabrın en mükemmeli olduğunu belirtiyor.

Dua sonrası en önemli noktalardan birinin de tevekkül olduğunun altını çizen Yılmaz, “Tevekkül, gerekli tüm çabayı gösterip Allah’a güvenmek, hiçbir şeyden endişe duymayarak Allah’a tam teslim olmak ve emrine boyun eğmektir. İbrahim (as) de iman etmeyen kitlelerle hayatı boyunca amansız mücadele etmiş, bütün sebeplere tevessül ederek yürüttüğü her işin sonunu Allah’a bırakmıştır.” şeklinde konuşuyor. İnsanların hayatlarının çeşitli safhalarında yaşadıkları huzursuzluk, sıkıntı gibi durumların zaman zaman peygamberlerde de meydana geldiğini vurgulayan Yılmaz, “Peygamberlerin dışındaki kimselerde bu tür bir sıkıntı ve huzursuzluk, ruhî bir rahatsızlığa dönüşerek ızdırap haline gelebilir. Peygamberler ise böyle anlarda, bunun bertaraf edilmesini Allah’tan dileyerek huzur ve sükûnete ermeye çalışırlar.” diyor.

(daha fazla…)

0

DUA

-

Ne halimiz varsa hepsi de Sana ayan
Dua, kapı kullarından miskince bir beyan..

DUA
Dua, bir ibadettir. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyorlar: “Dua ibadetin ta kendisidir.” (Ebû Davud, Tirmizi) Bu açıdan dua ederken, sanki namaz kılıyor gibi tam bir konsantre ile kendimizi vererek dua etmeliyiz. Zaten şu ayet de bu duruma işaret etmektedir: “ Tazarrû ve bin niyaz ile, yalvararak, kendinizi vererek, gizlice Rabbinize dua edin.” (Araf, 55)
Diğer Hadislerinde Efendimiz şöyle buyururlar: “Dua ibadetin özüdür.” (Tirmizi) “ Aziz ve Celil olan Allah katında duadan daha değerli bir şey yoktur.” (Tirmizi, İbni Mace, Hakim) “Allah’ın rahmetinden isteyiniz. Çünkü Allah, kendisinden istenmesini sever.” (Tirmizi) “Kendisine dua etmeyen kula Allah kızar.”

Bediüzzaman’ın ifadesiyle dua bir ubudiyettir (kulluktur) .Ubûdiyetin neticesi ise uhrevîdir. Yani duanın neticesi büyük oranda ahirette görülür. Onun için insan neden duam kabul olmuyor dememeli. Her duaya cevap verilir. Allah Kur’an’da şöyle buyurur: “ Kullarım Beni Senden soracak olurlarsa bilsinler ki, ben onlara pek yakınım. Bana dua edince dualarına cevap veririm. Öyleyse onlar da, davetime icabet edip, bana hakkıyla inansınlar ki, doğru yolda yürüyüp selamete ersinler.” (Bakara, 186)

(daha fazla…)

0

Dua Mü´minin Silahıdır

-

“Dua mü’minin silahidir” buyuruyor, Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem.
Ve yine, söyle baska bir açiklama getiriyor “DUA” konusuna:
“Dua ibadetin özüdür.”
Bu hadîs-i serîf’in hemen arkasindan su âyet-i kerîmeyi hatirliyoruz:
“Cinni ve insanlari ancak bana kulluk etmeleri için yarattim.”
En basit anlamiyla kulluk, dua ve zikirdir!
En genis anlamiyla kulluk, varolus gayesinin geregini yerine getirmektir.
“Eger kulum, bana ellerini kaldirir da dua ederse, ben o elleri bos olarak geri
çevirmekten hayâ ederim.” buyurur Rabb’imiz.
“BANA DUA EDIN, ICABET EDEYIM”
“Ben, kulumun zanni üzereyim. Artik diledigi gibi düsünsün!…”
Bu ufak anekdotlari da yineledikten sonra “duamiz kabul oluyormu?”
sorusuna cevap arayarak devam ediyoruz.
Siz dua ederken, o duanizin kesinlikle kabul görecegini düsünürseniz, biliniz ki mutlaka isteginiz meydana gelecektir!
(daha fazla…)

0

DUA

-

Prof. Dr. Nebi Bozkurt
Kur’ân’da iki yüz kadar âyet dua ile ilgili­dir. Kur’ân’ın ilk sûresi Fatiha bizzat Cenâb-ı Allah’ın kullarına öğrettiği bir dua özelliği taşır. Bu sûre-i celilede Yüce Allah kulun nasıl dua etmesi gerektiğini de gös­termiş olmaktadır. Buna göre, duada önce Allah’a hamd edip, O’nu övgüyle anmak gerekir; sonra Allah’tan bağışlanma, mağ­firet gibi manevi isteklerde bulunma, sonra dünyevi nimetler için dilekte bulunma gelmelidir. Fatiha’da bir insan için nimetle­rin en önemlisi olan, hidayete erdirmesi, sapmış insanların yolundan uzak bulun­durması için Yüce Allah’a yalvarılması ge­rektiği de vurgulanır.

Hz. Peygamber’in bir hadisine göre dua, ibadetin özüdür. Aslında, namaz da dua anlamına gelmektedir. Dua, sözlükte çağırma anlamına gelmekle birlikte onda daima bir tazim, tazimle birlikte istekte bulunma anlamı vardır. Namaz da tazimin en üst noktasıdır. Hz. Peygamber’in bildirdiğine göre secde kulun Allah’a en yakın olduğu zamandır. Dua, kulun hiçliğini, yoksulluğunu ve Allah’ın yardımına olan ihtiyacını hissetmesidir. Secde bunun en açık biçimde gerçekleştiği andır. Secdede ve ibadetlerin diğer rükunlerinde söylenen ifadeler de açıkça değilse bile zımnen bir mükafat ve sevap temennisi içermesi sebebiyle dua sayılmışlardır.
(daha fazla…)

0

Dua Nedir? Duanın dinimizdeki yeri

-

Dua; kulun Allah ‘tan yardim istemesi, iyilik ve rahmet dilemesi demektir.

Bilindigi gibi insani yaratan ve yasatan Allah’tir. Her an Allah’a muhtaç olan insan, sikintiya düstügü zaman da yine ona siginir , arzu ve isteklerini ona arzeder. Allah’in büyüklügü ve sonsuz kudreti karsisinda kendi güçsüzlügünü idrak ederek, O’nun her seyi kusatan engin rahmetine olan ilitiyacini samimi duygularla dile getirir .

Dua, insanin gönülden Allah’a yönelmesi, hem kalbi hem de dili ile dileklerini O’na sunmasidir .

Bir kulun kendi acizligini itiraf ederek bütün benligi ile Allah’a yönelmesi ve kalbinin derinliklerinden gelen temiz duygularla ona dua etmesi ayni zamanda bir ibadettir .

Nitekim Peygamberimiz (s.a.s.) ”Dua, ibadettir .” (1) sözü ile bunu en güzel sekilde ifade etmistir.

(daha fazla…)