0

Birbirine dua eden insanlar topluluğu haline nasıl gelebiliriz?

-

Dua kitaplarımızda dikkate verilen şu misal hep hatırımızda olmalıdır.

 

Resûlullah (sas) Hazretleri ashabına şöyle buyuruyor:

-Allahü Teâlâ’ya günahsız dille duâ edin! Diyorlar ki:

-Yâ Resûlallah, günahsız dilimiz yoktur, nasıl günahsız dille dua edeceğiz?

Şöyle açıklar günahsız dille dua etmeyi:

-Sizin diliniz kendiniz hakkında günahlıdır, ama başkaları hakkında günahlı değildir.

Öyle olunca siz başkaları hakkında günahsız olan dilinizle dua edin, onlar da sizin hakkınızda günahsız olan dilleriyle dua etsinler. Böylece günahsız ağızlarla birbirinize dua etmiş, makbul duaları almış sayılırsınız…

Öyle ise çevremizdeki insanların makbul duasını almak için onların kalp ve gönüllerini kazanmaya gayret etmeliyiz ki, bizden memnun olan insanlar bize günahsız ağızlarıyla dua etsinler, biz de günahsız ağzımızla onlara dua edelim, böylece günahsız ağızlarla karşılıklı dualaşan bahtiyar bir toplumu da oluşturmuş olalım!

Günahsız ağızla duaya bu açıdan baktığımızda çok önemli bir birlik beraberlik hikmeti de dikkatimizi çekmektedir.

– Çünkü çevremizdeki insanların kalbini, gönlünü kazanacak bir sevgi saygı içinde muhatap olmamız gerekir ki, onlar günahsız dilleriyle yaptıkları duâlarına bizi layık görsünler. Hatta kendimizi sevdirdiğimiz çevremizdeki bu insanlar bizi görünce sadece ‘Allah razı olsun!’ deseler bu da bize makbul dua olarak yetip de artar bile. Çünkü her müminin hayatının hedefidir Allah’ın rızasını kazanmak… Siz çevrenizi memnun ediyor, memnun ettiğiniz insanlardan da böyle dualar alıyor, ‘Allah razı olsun’ dedirtebiliyorsanız ne mutlu size.

Böylece günahsız ağızla yapılan duaya önem verme hassasiyeti, birbirine dua edecek kadar karşılıklı sevgi saygı içinde olan bir toplumu da oluşturmuş oluyor.

Böyle olmaz da, çevremizi memnun edecek sevecen ve saygılı bir hâl ve ahlâk üzere olmazsak, elbette günahsız dille yapılacak dualardan da mahrum kalırız, kimse bizim için gönülden ‘Allah razı olsun’ diye dua etme gereği duymaz, günahsız ağızlardan dua alma bahtiyarlığımız da söz konusu olmaz.

(daha&helliip;)

||||| 0 Beğendim |||||
0

Taberani’den dua üzerine bir söz

-

İnsanların en beceriksizi, dua yapmayanı; en cimrisi de selam vermeyenidir.
(Taberani)

Peygamberimizin bu hadîsinde, 2 önemli husus üzerinde durulmaktadır:


Birincisi:
İnsanların en beceriksizi, en iş yapamazı ve netice alamazı, Allah’a dua etmeyenidir. Halbuki dua, en kolay ibadet, en kazançlı ve huzurlu kulluktur.
İkincisi de: İnsanların en cimrisi, insanlara selamını esirgeyendir. Halbuki selam, en kolay, en masrafsız ve külfetsiz bir görgü kaidesidir.

||||| 0 Beğendim |||||
0

DUA

-

Ne halimiz varsa hepsi de Sana ayan
Dua, kapı kullarından miskince bir beyan..

DUA
Dua, bir ibadettir. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyorlar: “Dua ibadetin ta kendisidir.” (Ebû Davud, Tirmizi) Bu açıdan dua ederken, sanki namaz kılıyor gibi tam bir konsantre ile kendimizi vererek dua etmeliyiz. Zaten şu ayet de bu duruma işaret etmektedir: “ Tazarrû ve bin niyaz ile, yalvararak, kendinizi vererek, gizlice Rabbinize dua edin.” (Araf, 55)
Diğer Hadislerinde Efendimiz şöyle buyururlar: “Dua ibadetin özüdür.” (Tirmizi) “ Aziz ve Celil olan Allah katında duadan daha değerli bir şey yoktur.” (Tirmizi, İbni Mace, Hakim) “Allah’ın rahmetinden isteyiniz. Çünkü Allah, kendisinden istenmesini sever.” (Tirmizi) “Kendisine dua etmeyen kula Allah kızar.”

Bediüzzaman’ın ifadesiyle dua bir ubudiyettir (kulluktur) .Ubûdiyetin neticesi ise uhrevîdir. Yani duanın neticesi büyük oranda ahirette görülür. Onun için insan neden duam kabul olmuyor dememeli. Her duaya cevap verilir. Allah Kur’an’da şöyle buyurur: “ Kullarım Beni Senden soracak olurlarsa bilsinler ki, ben onlara pek yakınım. Bana dua edince dualarına cevap veririm. Öyleyse onlar da, davetime icabet edip, bana hakkıyla inansınlar ki, doğru yolda yürüyüp selamete ersinler.” (Bakara, 186)

(daha&helliip;)

||||| 0 Beğendim |||||
0

Dua Edelim…

-

Hamd bütün kullarına karşı çok merhametli olan, gönüllerini dinin nurları ve güzellikleri ile doldurup aydınlatan Allah’a mahsustur.O, merhametiyle kullarını duaya teşvik için, lütfü keremiyle yüce yaradan Celal sıfatıyla değil, Cemal sıfatıyla tecelli ederek, “Yok mu dua eden, ona icabet edeyim! Yok mu istiğfar eden,onu mağfiret edeyim” buyuruyor.

Bütün kapılarını açıp aradan perdeleri kaldırıp, nerde olursa olsun her ne hal üzere olursa olsun, duaya izin veren, hatta bu izin ile yetinmeyip bu hususa teşvik için kullarına lütufta bulunmuştur yaradan.

Allah-ü Teala Bakara süresi, 186. Ayette, sayfa: 27’de, “Kullarım sana beni sorduğu vakit, (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde kullarım da benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulabilsinler.”buyurulmuştur.
(daha&helliip;)

||||| 0 Beğendim |||||
0

Duası olmayanın ola mı umudu

-

Duası olmayanın ola mı umudu;
duaya durmayanın kala mı su’du?
Duadan ayrılsa kul mu kalır, insan mı kalır;
duadan özge eylül mü kalır,nisan mı kalır?
Gelin dua edelim, Hakk’a gidelim.
Mavi bir şeyler girsin hayallerimize,
aklar ve yeşiller vursun hallerimize.
Zaman ve mekanı bahşedelim süveydalarımıza,
sevdalarımızı nakşedelim zamanlar ve mekanlarımıza.
Kabul olunmayacak duadan O’na sığınarak gelin dua edelim,
düşelim yollarına görüşelim,varalım illerine yalvaralım.

O vermek istemeseydi istemeyi vermezdi bize; O sevmemizi istemeseydi sevmeyi istetmezdi bize.

İskender Pala

||||| 0 Beğendim |||||