2

El-Kulûbü’d-Dâriâ (Yanık Kalbler)

-

Mecmûatü’l-Ahzâb, son devrin Osmanlı âlimlerinden A. Ziyâeddin Gümüşhanevî Hazretleri tarafından derlenmiş üç ciltlik bir dua mecmûasıdır. 1813 tarihinde Gümüşhane’nin Emirler köyünde doğmuş olan A. Ziyâeddin Hazretleri, devrin meşhur âlimlerinden ders alarak dersiâmlığa kadar yükselmiştir.

Zâhirî ilimlerin yanında bâtınî ilimlerden de icâzet almıştır. Kendisi bilhassa hadis ve tasavvuf ilimlerine vukufu ile temâyüz etmiştir. 1393 Harbi’ne (Osmanlı-Rus Savaşı) de iştirak ederek erlerin ve subayların mâneviyat ve cesaretlerini kuvvetlendirmiştir. Mısır’da üç seneyi aşkın ikamet ederek Nâsıriyye ve Câmiü’l-Ezher medreselerinde kendi hadis kitabını (Râmüzü’l-Ehâdis) okutmuş ve pek çok kimseye icazet vermiştir.
(daha fazla…)

2

Zaten hayat da uzun bir duadır!

-

Hani bir büyük sıkıntı anında kırılır ya, yüreğinizdeki bütün aynalar:Kırılırda hani, kırık aynalarda oynaşır ya hayalleriniz.
Ümitleriniz tökezler de hani, tereddütlere düşersiniz ya kimi zaman:Çırpınırsınız…

Hani çırpınırken uzanacak bir dost eli ararsınız, fakat bulamazsınız bir türlü; ve kala kalırsınız ya hani dertlerinizle baş başa, kimsesiz, dostsuz…
Ozaman bilin ki Allah kimsesizlerin kimsesidir… Bilin ki Allah dosttur: “Dost istersiniz Allah yeter!”

Hani en soluksuz deminizde hayallerinizin kıyısına çömelip başınız ellerinizin arasında sevginize ağıt yakarsınız ya…

Hani çözümsüzlüğe çaresizliğe tıkanır da uçan kuştan teselli arar hale gelirsiniz ya bazen…
(daha fazla…)

0

Duası olmayanın ola mı umudu

-

Duası olmayanın ola mı umudu;
duaya durmayanın kala mı su’du?
Duadan ayrılsa kul mu kalır, insan mı kalır;
duadan özge eylül mü kalır,nisan mı kalır?
Gelin dua edelim, Hakk’a gidelim.
Mavi bir şeyler girsin hayallerimize,
aklar ve yeşiller vursun hallerimize.
Zaman ve mekanı bahşedelim süveydalarımıza,
sevdalarımızı nakşedelim zamanlar ve mekanlarımıza.
Kabul olunmayacak duadan O’na sığınarak gelin dua edelim,
düşelim yollarına görüşelim,varalım illerine yalvaralım.

O vermek istemeseydi istemeyi vermezdi bize; O sevmemizi istemeseydi sevmeyi istetmezdi bize.

İskender Pala

0

Cevşen, hâlisâne yapılmış bir duadır

-

Cevşen ile ilgili pek çok düşünce ve görüş ortaya atılmıştır. Daha çok Şiî kaynaklardan gelmiş olması, Ehl-i Sünnet’in Cevşen’e karşı soğuk davranmasına sebep olmuştur. Ancak bizim Cevşen ile ilgili mülâhazamız biraz husûsiyet arz etmektedir. Onun için de başkalarına ait görüşlerin naklinden daha çok, biz burada kendi mülâhazalarımızı aktarmak istiyoruz:

1. Cevşen, hâlisâne yapılmış bir duadır. Onun hangi cümle ve kelimesi ele alınırsa alınsın, damla damla ihlâs ve samimiyet yüklü dua takattur eder. Durum böyle olunca, Cevşen kime izafe edilirse edilsin, özdeki bu husûsiyete tesir etmemeli. Burada, “Bir sözün Efendimiz’e izafesiyle bir başkasına izafesi arasında fark yoktur.” demek istemiyoruz elbette. Demek istediğimiz şudur: Cevşen’in asgarî vasfı onun bir dua olmasıdır. Başka hiçbir özelliği bulunmasa, sadece onun bu özelliği bile, Cevşen’e bir değer ve kıymet atfetmek için yeterli bir sebeptir. Halbuki onun daha nice özellikleri vardır ki, diğer maddelerde bazılarına işaret edilecektir. Öyleyse, sadece senedine âit şaibeden dolayı Cevşen’i tenkit pek haklı bir davranış olmasa gerek.
(daha fazla…)

0

Dua ordusu olmaya niyetlenmeye ne dersiniz?

-

Arkadaşlar malumunuz ülkemizin bir silahlı ordusu var. Allah başımızdan eksik etmesin. Bir de dua ordusu vardır ki bu da bedenin ruhu konumundadır…
Ecdadımız İstanbul’u fethederken kılıçlı askerlerle birlikte binlerce duagahlarla Akşemseddin hazretlerı gibi Ubeydullah-ı Ahrar hazretleri gibi nice büyük zatlarla savaşa katılmıştı. Ulubatlı Hasanlar surlarda savaşırken onlarda sur dibinde Yüce Mevlamızdan zaferin gerçeklesini niyaz ediyorlardı.
Bİz de kardeşlerimızın vatan için daha doğrusu için bizim mucadele verdıği şu anda onlara dualarımızla katkıda bulunalım.
Ey Müslüman kardeşlerım ; Yüce Rabbımızden başka sığanacak kimsemiz var mı !
Ayetel kursu okumaya

Dostlarımızla, akadaşlarımızla da paylaşabilir toplu bir şekilde okuyabılirız.

NOT: Yeterkı niyetlerımız mehmetciğimizin ve şehitlerimizin üzerine olsun o zaman buyrun duaya. Ayetelkürsü bilmeyen arkadaşlarımız aynı niyetle Fatiha-ı şerif okusunlar…

0

Dua Edelim…

-

Hamd bütün kullarına karşı çok merhametli olan, gönüllerini dinin nurları ve güzellikleri ile doldurup aydınlatan Allah’a mahsustur.O, merhametiyle kullarını duaya teşvik için, lütfü keremiyle yüce yaradan Celal sıfatıyla değil, Cemal sıfatıyla tecelli ederek, “Yok mu dua eden, ona icabet edeyim! Yok mu istiğfar eden,onu mağfiret edeyim” buyuruyor.

Bütün kapılarını açıp aradan perdeleri kaldırıp, nerde olursa olsun her ne hal üzere olursa olsun, duaya izin veren, hatta bu izin ile yetinmeyip bu hususa teşvik için kullarına lütufta bulunmuştur yaradan.

Allah-ü Teala Bakara süresi, 186. Ayette, sayfa: 27’de, “Kullarım sana beni sorduğu vakit, (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde kullarım da benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulabilsinler.”buyurulmuştur.
(daha fazla…)